Tag: kaan kayahan

Yağmuru Bağışlar Gibiyim

Kayseri-Tosya arası zorunlu seferlerimden birini yaparken mola yerim olan AŞTİ’de bir gün hayatımı değiştirecek bir kitap aldım. Kaan Kayahan isimli bir yazar, üzerinde bir gitar resmi olan sarı-mor bir cildin içine “Yağmuru Bağışlar Gibiyim”i yazmış. Bende gitarı gördüm, ilgimi çekti, bi bakıyım nasıl bir kitapmış dedim. Tabi yolculuk yaparken canının sıkılmaması için birsürü yönteme başvurursun, uyursun, müzik dinlersin, muavine televizyonu açması için işaretler verirsin, veya kitap okursun. Neyse kitabın ilk sayfasına baktım ve dünyanın sonuna dek unutulmayacak parçalardan Led Zeppelin’in “Stairway to heaven”ini gördüm ve daha da bir ilgim çekildi. İnsanı sıkmayacak şekilde bölümlerden oluşmuş, her bölüm başlığında Kaan abi’nin o anki ruhsal durumunu izleyebileceğiniz sözler iliştirilmiş, kitap daha da bir can alıcı hale getirilmiş. Kitabın konusu, aşk, terkediliş, heavy metal, arkadaşlık, müzik ve yaşam tarzı gibi müziğe ve ruha alışkın insanların okuduğu zaman zevk alabileceği, müzikle ve ruhla alakası olmayan bir insanın ise bu yöne direksiyon kırmasını sağlayabilecek yapıda olmuş. Kitabı okudum bitirdim, herşey güzel herşey iyi iken, artık herşeyi sorgulayan biri oldum. Aşklar bu dünyada yada başka sonsuza dek yaşanamaz (Who dares to love forever [Queen-Who wants to live forever]), giden sevgilinin arkasından ağlanmaz, insanları birbirine bağlayan şey müziktir gibi duygular ve düşüncelere kapıldım. Kitabın arka kapak yazısı şöyleydi sanırım :

 

Siyah-beyaz ekrandaki frapan saçlı spikerin gözünüzün içine bakarak söylediği “Ünlü Yazar….’in aynı adlı eserinden uyarlanan…..” cümlesi, yanlıştır. “Aynı” ismini taşıyan herhangi bir eser mevcut değildir. Öte yandan, insanlığın 50.000 yıllık geçmişinden sonra bir erkekle bir kadın arasında daha önceden yaşanmamış, “aynı” olmayan birşeylerin gerçekleşebileceğini düşünmek ise abestir. Sizi benden farklı kılan, ne yaşadığımız değil, nasıl baktığımızdır ve yıllar geçip de bir daha dönüp baktığımızda ne hissettiğimiz…

 

İşte bu kitabı unutamadım ve bir gün yine aklıma geldi. Facebook’ta bu değerli abimin profili varmı acaba diye aratırken , karşıma İsmail Kaan Kayahan ismiyle çıktı ve resminden tanıdım onu. Birkaç gün sonra kitap yine aklıma geldi ve Kaan abi’ye bir mesaj atıyım dedim. Mesajımda kitabının ne kadar güzel olduğunu kendimce anlatmaya çalıştım, kitabının şimdiye kadar okuduklarım arasında en iyilerden biri olduğunu söyledim – ki yalan değil, bu kadar uzun süre hiçbir kitabın etkisinde kalmadım, faust’u bitirdiğim ertesi günü unutmuşum 🙂 – ve hiçbir karşılık beklemeden mesajımı attım. Ama kendisi beni çok mutlu eden şu mesajı gönderdi:

 

Çok zaman oldu Facebook’a girmeyeli, o yüzden gecikmeli bir yanıttır, kusura kalmayasın. İlk defa, evet gerçekten de ilk defa kitabım hakkında özel çevremden olmayan birisinin yorumuyla karşılaşıyorum, o yüzden şaşkınlığımı mazur gör ok? Bahsettiğin cümle, her ne kadar o zaman da, halen de sapına kadar arkasında olduğum bir hayat anafikri olsa da, yazarı ben değilim, “Ben bunları geceleri söyledim” isimli mini-denemeler kitabının yazarı ve sevgili öz kardeşim Ozan Kayahan… Değişmez, çünkü benim hayat anafikirlerim biraz genetik-sosyal gerçeklere dayanıyor galiba… Kısacası o cümle erkeğin erkekliği (Dölleme), dişinin dişiliği (Üreme ve kullanma) üzerine Darwinci “survival” kanunlarının hamurunu oluşturduğu, hamasi-islam baskı topumunun ise kremadan sorumlu olduğu günümüz TC’sinin “Cimbom küçüktür Fener” denklemi kadar değiştirilemez bir sosyal gerçeğinden güç alıyor… Sonu da “Ulan anamdan kız doğaydım” ölüsözüne dek uzanıyor abicim…

Bu gece ayrı bir keyifle uyuyacağım; birinin “en iyi” kabul ettiği bir şey yarattım!!! Beni ne kada az insanın tanıştığı bir keyfe değer kıldığının umarım farkındasındır;

Sevgiler,

Kaan

 

Daha önce hayatımda hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştım ve çok mutlu oldum. Hayatımda ilk defa okuduğum bir kitabın yazarından böyle bir mesaj aldım. Ve bunu da sizinle paylaşmak istedim. Kaan abinin affına sığınarak bu mesajı buraya alıyorum çünkü burada hayatımda yaşadığım en ilginç, en güzel ve en etkileyici olaylarımı, tecrübelerimi anlatıyorum. Neyse, kitabı okumak isteyenler için birkaç link veriyim : Hermes Kitap (Diğerleri iptal olmuş sildim :P)

Last.fm RPS

Follow me on Twitter

GiottoPress by Enrique Chavez